filmin başında martin sheen ses kayıt cihazından marlon brando'nun ağzından dökülen şu cümleleri dinler;

''usturanın kenarında sürünen bir salyangoz gördüm. bu benim rüyam… bu benim kabusum; usturanın kenarında sürünüp, kaymak ve hayatta kalmak…''

şimdi bakıyoruz ki film yaklaşık 200 dakika ve sheen'in bulmaya çalıştığı brando'ya ulaşması ve onu görmesi zarfında geçen süre 170 dakika. bu süre içinde elimizde sadece brando'nun ses kaydı ve sheen'in ara ara baktığı resimleri var. anlayacağınız son 30 dakika içinde brando'yu görebiliyoruz ki o da gölgeler, karanlıklar ve yüzünde savaş boyaları içinde.

fakat tüm bunlara rağmen, brando'nun sadece 30 dakika gözükerek kalan zamanda bir tanrı gibi varlığını hissettirmesi gerçekten çok ama çok etkileyiciydi. hani sheen'in filmin başında seyirciye hissettirilen o savaşmaktan kafayı sıyırmış ruh hallerinin yarattığı güçlü duygular, brando'ya yaklaştığı her adım brando'nun karizması ve ruh yapısı altında ezildikçe eziliyor.