kendi köşesinden aynen alıyorum yazıyı.
---
Sayın Cumhurbaşkanı, Bütün dünya biliyor ki, son üç aylık tutukluluğumuzu sizin şahsi şikâyetinize ve bir dediğinizi iki etmeyen sulh ceza hâkimlerinin şaşmaz itaatine borçluyuz.

Birkaç nedenle bu tutukluluk için size teşekkür borçlu olduğumu düşünüyorum.

Hapislik, benim mesleki kariyerimde bir eksiklikti; sayenizde onu tamamladım.

Artık dinlemekte olduğunuz bir telefonum olmamasının rahatlığıyla nicedir okuyamadığım kitapları okudum; hiç yazamadığım kadar çok yazı yazdım, (hatta artık sizin tarafınızdan tutuklanma riski kalmadığından daha da rahat yazdım), dışarıdayken spor yapamazdım; içeride bol bol volta attım, top oynadım. Başka insanları, hayatları tanıdım. Bir yazı insanına ömür boyu yetecek malzeme damıttım. Hiç görmediğim kadar çok milletvekili ve avukat dostu ağırladım. Bunlar da sayenizde...

Hayatımda kaç tane kaldığını bilemediğim yılbaşlarından birini içeride geçirmemi sağladınız; bu sayede sevdiklerinle geçen bir yılbaşının kıymetini hatırlattınız bana...

Bizi içeri atarak, ülkenin tırmanan iç savaş ortamından, domuz gribi salgınından, kirli havasından, karından kışından korunmamızı sağladınız.

Genellikle ölümden sonra kısmet olan, ne kadar sevildiğini bilme, arkandaki desteği hissedebilme ayrıcalığını bize bağışladınız; hiç talip olmadığımız, hak da etmediğimiz bir alaka kuşatmasına vesile oldunuz.

Sayenizde, geçen sene hiç kitap yazmadığım halde “Yılın en iyi yazarı” sıralamasında Orhan Pamuk’u geride bırakıp birinci seçildim.

Ne zahmet ettiniz...

Bize, her gazetenin havuzda boğulmayacağını, her kuşun etinin yenmeyeceğini gösterme şansını bahşettiniz.

Samimiyetle şükranlarımızı sunuyoruz...

Yıllardır içeride yatan, ağır tecrit koşullarını soluyan, açtığınız binlerce hakaret davasına muhatap olanların yanında bizim üç aylık tutukluluğumuzun lafı bile olmaz, ama hapse atarak bize bir kürsü sundunuz ve onlara ses olma fırsatı verdiniz; bunun için de hasseten teşekkür ederiz.

Bir de hani şu devlet sırrı damgası vurarak bütün dünyadan saklamaya çalıştığınız, haber yaptık diye bizi içeri attığınız MİT TIR’ları meselesi vardı ya; siz bizi içeri atınca o konu Japonya’dan Kanada’ya, Okyanusya’dan Endonezya’ya kadar duyuldu; bilmeyen kalmadı; bu katkınız için de ne kadar teşekkür etsek az...

Aklınıza sağlık.

Sadece o mu? Türkiye’deki otoriterleşmeyi, hukuksuzluğu, savaş tehlikesini de zindandan bütün dünyaya duyurma şansı bulduk; hangi güç bana aynı ay içinde Guardian’dan Der Spiegel’e, Washington Post’tan Le Monde’a kadar yazı yazma şansı yaratabilirdi ki; kim Amerikan Başkan yardımcısının ailemle görüşmek istemesini sağlayabilirdi ki; sizin kontrolsüz gücünüzden başka...

Tetikçileriniz ve sizin desteğinizle, yıllardır hasret kaldığımız bir mesleki dayanışmayı, ulusal ve uluslararası çapta soluyabildik, yüzlerce insanı “Umut Nöbeti”nde birleştirebildik; tahliyemizde birlikte nicedir hasret kaldığımız bir zafer havasına girebildik, kızlı erkekli oturup şarkılar söyleyebildik; eksik olmayın.

Nihayet en son Anayasa Mahkemesi’nin, “Yetti artık, burada biz de varız” diyen kararını da, hukuku hiçe sayan otoriter tavrınıza borçluyuz; bunu da inkâr edemeyiz.

Söylemesi ayıp, evin de epey borcu birikmişti; haksız tutuklamadan alacağımız tazminatla onu da kapatmamıza katkı sunacağınızı umuyor, şükran duygularımın kabulünü rica ediyorum.

Kaygılarımızla...

---

--- `spoiler` ---
türkiye\'nin önde gelen gazetecilerinden evet bu yadsınamaz bir gerçektir. fikir akımları temsilcilerinin fikir beyanatlarından dolayı cezalandırılması taraftarı da değilim. çıktığı iyi olmuş.

tabii bu durum can dündar\'ın son yıllarda yaptığı terör sevdirici haberleri ve yandaşlığı da yadsınamaz. köşe yazılarına attığı başlıkları unutmadık elbet. malum şahsiyetle olan kendi kinini farklı çevrelere çekmiştir.

ülkedeki bir çok siyasi, gazeteci liderin yaptığı gibi yanlış karşısında yanlı safta yer almıştır. kişisel kanaatimdir elbet. tabi şu da var ki can dündar\'a kadar söyledikleri ve yaptıklarıyla yargılanması gereken o kadar şahsiyet var ki!
gerçek güç onları yargılayabilmektir.

bu arada dediği \"hala bir yerlerde hukukçular varmış\" sözünü unutmaz umarım zira adalet kavramları sadece kendilerine ve kendilerinden olanlara oluyor bunların. neyse;
kaygılarımızla evet..

--- `spoiler` ---
Ayakta götürmüş ayakta. Can dündarı hiç sevmem ama ben bu kadar güzel kapak görmedim. Adamı kral çıplak dedi diye hapse attılar adam çıkınca kralı kendi elleriyle soymuş
Yalnız Erdoğan ne sibirlenmiştir bunu okurken
Gerçi yanındaki yalakalar bunu okutmazlar ona