şimdi normalde devletin kendisi suç işlenmesini önlemek için vardır. işlenen suçları da ortaya çıkarmak, yasalar çerçevesinde yargılamak da devletin sorumluluk alanında.

peki ya devleti bazı odaklar ele geçirip, devletin imkanlarını, kendi çıkarları için kullanmaya başlarlarsa?

ve buna da kılıf olarak, işlediklerin suçlara devlet sırrı damgasını yapıştırırlarsa bunu kim ortaya çıkartacak?

ben evimden operasyon mu yapacağım devlete?

belki gazeteci olabilir mi? halkı bilgilendirmesi gereken.

benim adıma, benim güvenliğimi, benim ona verdiğim sorumluluğun, yetkinin dışına çıkarak, kimse sağlayamaz. istihbarat teşkilatlarının görevi, bazı islamcı örgütleri birilerini silahlandırmak mıdır?

o halde devletin içindeki başka birilerinin de yetki alanının dışına çıkarak halk için darbe yapmasınının da önü açılmış olur.

oturun şimdi karar verin.
devleti denetleyen kurumlar muhalefet partileri,bağımsız yargı ve özgür medyadır.muhalefet partileri pasif kalıyorsa yargı iktidarın fahişesi olmuşsa,savcı ve hakimler yürütme erkinden emir bekliyorsa,medyaya her defasında baskı uygulanıyorsa orada zaten demokrasiden söz edilemez.hukukun üstünlüğü değil de üstünlerin hukukunun uygulandığı despot ülkeler de 3. dünya ülkesinden başka bir şey değildir.

(bkz: muz cumhuriyeti)
(bkz: tiran yönetimi)

edit:düzeltme