ülkemiz bu yılın şubat ayında büyük bir değerini kaybetti. üzücü olan ise hiçbir zaman fikirleri ve değerleri ülke eğitim sistemine entegre edilemedi. marifet 3-5 çocuk yapmakta değildi, dünyaya getirilen her çocuğa çocuk olduğunun hissettirilmesiydi bana göre. çocuk olmanın saflığına, çocukların dünyasına duyulması gereken saygıya, insana ve insanca yaşamaya bir ömrünü adamış psikolog ve daha da önemlisi gerçekten benzeri nadir yetişecek bir insandı.

"kendi kalbine bakmayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder."

diyerek bir insan ömrünü bir cümleye sığdırmıştır. kitaplarını belki çok az insan okumuştur ama o kadar değerli ve içtenlikle yazmıştır ki kitaplarını bir daha bir daha okuyası gelir insanın.

aldanma diyor cüceloğlu, insanlar bencil olmaktan değil, bencil görünmekten utanırlar.

ve belki de ülkenin cahil insanlarının sırf çocuk yapmak için çocuk yapmasını ve dünyaya gelen çocuklarına ellerindeki mallardan bile daha az önem vermesine ise;

"bir insanın anavatanı çocukluğudur. çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. bir annenin, bir babanın en önemli görevi; çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanak yaratmaktır."

mekanın cennet olsun, ışıklar içinde uyu doğan hocam...
Kişisel gelişim kitapları ve televizyon programlı ile tanınmıştır. 1980-1996 yılları arasında ABD'nin Fullerton şehrindeki Kaliforniya Eyalet Üniversitesi'nde görev yaptı; kırktan fazla bilimsel makale yayımladı. 1990'lardan itibaren Türk insanının duygu, düşünce ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları ile inceleyen Türkçe kitaplar yayımladı.