doğu anadolu\'nun en büyük şehirlerinden biri. 25 plakalı, dadaş lakaplıdır. herkes onu soğuğun başkenti diye çağırır, doğrudur da. ama havası ne kadar soğuk olsa da erzurumun, insanı da o kadar sıcaktır ve genel olarak vatanına milletine de bağlıdır. bu bakımdan türkiye\'nin en milliyetçi şehirlerden biridir erzurum. bir de tarihi olarak da hatırı sayılır bir yeri vardır erzurum\'un. ben diyim nene hatun, siz deyin aziziye... işte öyle bir şehirdir erzurum. hayatımda hiç gitmedim buraya ama yolum doğu\'ya düşerse ilk görmek isteyeceğim şehirlerden biridir erzurum...
Erzurumda gençlerin konuşması dışında kimsenin konuştuğunu anlamamıştım . Adam ben peyniri sevdim diye bir sürü şey anlattı ben şaşkın şaşkın yüzüne baktım. Acayip misafir perverler ama çok tutucular.

bir şey demeyi unuttum. meşhur bir tatlısı var demir tatlısı giderseniz kesin yiyin ıımmm...
yazların kısa geçtiği, karın uzun süre yerde kaldığı, karasal iklim şartlarının hayli sert olduğu erzurum, `türkiye`\'nin yüzölçümü bakımından dördüncü büyük ilidir. bir doğu anadolu ili olan erzurum\'un kuzey kesimleri ise karadeniz bölgesi içerisinde yer alır. doğu anadolu\'nun büyük şehirlerinden birisidir. erzurum\'da erkekler birbirlerini \"yiğit kardeş\" anlamına gelen `dadaş` diye çağırırlar. dadaşlık ve cirit oyunu, yöre erkeklerinin geleneksel yaşantısında önemli bir yere sahiptir.

doğu anadolu\'nun ve karadeniz\'in en engebeli kesimlerinde bulunan erzurum\'da, il topraklarının büyük bölümü 2.000 metreyi aşar. ilde görülen sert kış şartlarının temel sebeplerinden biri yükseltisidir. doğu karadeniz dağlarının iç sırasını oluşturan ve kuzeyindeki rize dağları\'na paralel uzanan çoruh-kelkit dağ sırasındaki `mescit dağı`, 3.240 metrelik doruğuyla ilin en yüksek noktasıdır. daha güneydeki 3.063 metrelik `çakmak dağı` ve 3.176 metrelik `palandöken dağı`, ağrı dağı\'ndan uzunyayla\'ya dek uzanan karasu-aras dağ dizisinin bir parçasıdır. ilin güney kesimini engebelendiren `bingöl dağları`, `kaletepe`\'de 3.194 metreye ulaşır. il topraklarını engebelendiren dağ sıraları genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanır. ilin kuzey kesimindeki `çoruh ırmağı`\'nın aktığı vadi oluğu (çoruh ve kelkit vadileri) ile orta kesimindeki `erzurum ovası` ve `pasinler ovası` olmak üzere, bu dağ sıralarını birbirinden ayıran iki ayrı çöküntü alanı dizisi vardır. birinci derece deprem bölgesi üzerinde yer alan ilin, orta kesimdeki erzurum ve pasinler çöküntü alanı dizisi fay hatlarıyla sınırlanır. bu kırık çizgileri boyunca yer yer yüzeye çıkan maden suyu ve şifalı termal su kaynakları vardır.

erzurum\'da il ekonomisi, ağırlıklı olarak hayvancılığa ve turizme dayanır. il genelinde çok sayıda küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştirilir. gelişmiş ulaşım olanakları sayesinde canlı hayvan ticareti ve hayvansal ürünler bakımından önemli bir merkezdir. mevsimsel, coğrafî, tarihî ve kültürel özellikleri bakımından hem kış sporları turizminde, hem kültür turizminde, hem de termal turizmde söz sahibidir. diğer yandan, sanayisi kısıtlı düzeyde gelişmiş bir ildir. geniş bir alana yayılmasına rağmen, bir yandan engebeden dolayı tarım alanlarının kısıtlılığı, öte yandan yükseltinin ve iklimin yarattığı olumsuzluklar nedeniyle bitkisel üretim çeşitlenememiş ve tarımsal üretim miktarı da düşük düzeyde kalmıştır.

dokumacılık, kuyumculuk, çömlekçilik, yörenin geleneksel zanaat dallarıdır. ilin, yörede yetiştirilen koyunların yünleriyle geçmişten günümüze kadar uzanan özgün ve köklü bir yünlü dokumacılık geleneği vardır. narman, ispir, hınıs ilçelerinin köylerinde halıcılık yaygındır. altın ve gümüşten yapılan takı ve eşyaların yanında, `oltu` ilçesinden çıkarılan linyit kökenli siyah renki `oltutaşı`\'ndan çeşitli süs eşyaları yapılmaktadır. bizzat kullandığım için şunu rahatlıkla söylebilirim ki; oltutaşı, özellikle tesbih olarak kullanmak için gerçekten idealdir. (bkz: oltutaşı tesbih)

karaz ve pulur höyüklerinde yapılan arkeoji çalışamaları, yöreye günümüzden altı bin yıl önce yerleşildiğini göstermektedir. mö xv. ve xıv. yüzyıllarda, erzurum ilini de içine alan topraklar azzi-hayaşa krallığı\'nın egemenliği altındaydı. mö ıx. yy\'da yöreye asurluların muşki olarak adlandırdıkları bir halk yerleşti. mö vıı. yüzyılda ise buralara ermeniler yerleşmeye başladı. ms xı. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle bölgeye türkler yerleşmeye başlamadan önceki tarihsel süreçte med, pers, selevkos, part, roma, doğu roma ve sassani uygarlıklarının hüküm sürdüğü bu topraklar, uzun bir süre doğu roma ile araplar arasında savaşlara neden olduktan sonra, ms x. yüzyılda gürcü krallığı\'nın yönetimi altına girdi.

urartuların pianehi ismiyle andıkları erzurum ovası\'nın güneyindeki kale ve çevresi, buranın yerlileri tarafından karin (karnoi) olarak adlandırılıyordu. anadolu\'ya türk akınları başlayınca, bugünkü erzincan ili dolaylarındaki erzen (erze) kentini terk edip kaleye sığınan tüccar halkın etkisiyle, karin kalesi, kısa zamanda eski ticaret kenti erzen\'in adıyla anılmaya başladı. silvan yakınlarındaki erzen\'le karışmaması amacıyla türkler burayı \"erzen-i rum\" diye adlandırdı. günümüz il merkezi olan erzurum şehrinin adının erzen-i rum\'dan geldiği düşünülüyor.

`saltuklu beyliği`\'ne başkentlik yapan erzurum şehri, selçukulu, ilhanlı ve osmanlı dönemlerinde inşa edilen pekçok yapıyı bünyesinde barındırıyor. şehir, orta çağ\'da uzak doğu, orta asya ve iran\'ı avrupa\'ya bağlayan tarihî `ipek yolu` üzerindeki en ehemmiyetli konaklama ve ticaret merkezlerinden biriydi. tarihte olduğu kadar şaşalı olmasa da bu işlevini günümüzde de sürdürmektedir; `gürbulak` sınır kapısından gelen ana karayolu, il sınırlarındaki `horasan`, `pasinler`, `erzurum`, `aşkale` hattını geçtikten sonra `erzincan` ve `sivas` üzerinden `ankara`\'ya ulaşır. aşkale\'den ayrılan bir diğer ana karayolu da kop ve zigana geçitlerini aşarak `trabzon` limanına varır. ayrıca, demiryolu ve havayolu ulaşımıyla da diğer illere bağlanır.

erzurum, ayrıca birinci dünya savaşı sonrası işgâle uğrayan anadolu\'da `istiklâl harbi`\'nin örgütlenmesi amacıyla düzenlenen ilk kongreye ev sahipliği yapmıştır. (bkz: erzurum kongresi)