atgiller ((i: equidae)) familyasının evcilleştirilmiş bir türü. latince adı: ((i: equus asinus))
eşekler bilinenin aksine öyle geri zekalı, aptal hayvanlar değildir. tam tersine çok çok zekilerdir. hayvana zorla-korkutarak kendi istemediği bir işi yaptırmaya kalkışırsanız, tabiri yerindeyse öldürseniz o işi yapmaz. o yüzden inatçı da sayılabilirler. ayrıca bu hayvanın sütünün protein miktarı en yüksek süt olduğu da fransa\'da yapılan bir çalışmada kanıtlanmıştır.
bu \"eşşekler\" tabiri yerindeyse iyi bir yol mühendisidir. şöyle ki; yokuşları en fazla %7 eğimle ve kısa mesafede virajlar alarak çıkar.
yeri gelmişken kayserilinin hikayesini de yazmamak olmaz. 1950\'li yıllarda abd\'den mühendisler imar çalışmalarına rehberlik etmek için türkiye\'ye gelir. tabi o zamanın şartlarında teknik imkanlar kısıtılıdır. bir gün nafı\'a (bayındırlık ve imar işleri) mühendisleri eşekleri yokuşa sürer, arkasından da şerit metre çeker ve hayvanın ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirleme çalışması yaparlar. bunu gören amerikalı durumu anlayamaz ve bizim mühendislere sorar...
-ne yapıyorlar böyle?
+rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
- anlayamadım!??
+eşek %7 eğimin üzerine çıkmaz. biz de eşeğin izinde kazık çakıp yol güzergahını belirliyoruz.
bunu duyan amerikalı başlar gülmeye... biraz sonra sakinleşip bir soru daha sorar adeta alay etmek istercesine.
-peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
cevap aynen şöyledir:
+amerika\'dan mühendis getirtiyoruz!!!
bir de iyi kılavuzdur bu hayvanat. gittiği yolu bir daha asla unutmaz. işte bu yüzden eskiden kervanlarda daha önce bu yolu gitmiş eşekler kullanılırmış.
eşekler bilinenin aksine öyle geri zekalı, aptal hayvanlar değildir. tam tersine çok çok zekilerdir. hayvana zorla-korkutarak kendi istemediği bir işi yaptırmaya kalkışırsanız, tabiri yerindeyse öldürseniz o işi yapmaz. o yüzden inatçı da sayılabilirler. ayrıca bu hayvanın sütünün protein miktarı en yüksek süt olduğu da fransa\'da yapılan bir çalışmada kanıtlanmıştır.
bu \"eşşekler\" tabiri yerindeyse iyi bir yol mühendisidir. şöyle ki; yokuşları en fazla %7 eğimle ve kısa mesafede virajlar alarak çıkar.
yeri gelmişken kayserilinin hikayesini de yazmamak olmaz. 1950\'li yıllarda abd\'den mühendisler imar çalışmalarına rehberlik etmek için türkiye\'ye gelir. tabi o zamanın şartlarında teknik imkanlar kısıtılıdır. bir gün nafı\'a (bayındırlık ve imar işleri) mühendisleri eşekleri yokuşa sürer, arkasından da şerit metre çeker ve hayvanın ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirleme çalışması yaparlar. bunu gören amerikalı durumu anlayamaz ve bizim mühendislere sorar...
-ne yapıyorlar böyle?
+rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
- anlayamadım!??
+eşek %7 eğimin üzerine çıkmaz. biz de eşeğin izinde kazık çakıp yol güzergahını belirliyoruz.
bunu duyan amerikalı başlar gülmeye... biraz sonra sakinleşip bir soru daha sorar adeta alay etmek istercesine.
-peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
cevap aynen şöyledir:
+amerika\'dan mühendis getirtiyoruz!!!
bir de iyi kılavuzdur bu hayvanat. gittiği yolu bir daha asla unutmaz. işte bu yüzden eskiden kervanlarda daha önce bu yolu gitmiş eşekler kullanılırmış.