20. yüzyıl felsefesinin önemli isimlerinden olan psikanaliz, estetik ve batı felsefesi gibi alanlarda çalışmış filozof. sinema alanında teorik inceleme yaptığı sinema 1 ve sinema 2 kitapları vardır. bu kitaplarda felsefenin kavram ürettiği gibi sinemanın da imge, hareket ve düşünce ürettiğini ileri sürer. ilk kitabında hareket-imge ilişkisi üzerinden sinemayı irdeler ve bergson\'un (bkz: henri bergson) \"hareket şimdidir, katetmenin edimidir.\" tezinden yola çıkarak \"herhangi bir an, bir diğer herhangi bir ana eşit mesafede olan andır. o halde sinemayı, hareketi herhangi anla ilişkilendirerek yeniden üreten sistem olarak adlandırıyoruz.\" der.

hareket-imge\'yi algılanım-imge, duygulanım-imge ve eylem-imge olarak üç ayırır. algılanım imge öznel ile nesnelin ilişkisidir. bir sekansta kovalama sahnelerini hayal edersek, kovalayana göre ve kovalayana göre iki ayrı algılama süreci söz konusudur. eğer ki scorsese\'nin (bkz: martin scorsese) taxi driver\'ında (bkz: taxi driver) yer alan son sahneden bahsediyorsak tanrı algılanımı söz konusu olur. hareket-imgenin ikinci meselesi olan duygulanım-imge\'de ise yüz ve close-up ilişkisinden bahseder. montajdaki close-uplarla duygunun akışı yön değiştirir çünkü bu close-uplar yüz ile eşdeğer gibidir. yüzün gücü ve niteliği duyguları yönlendirir. bu duygudan eyleme geçiş kısmındada itki-imge\'ye parantez açar deleueze. burda bunuel\'den (bkz: luis bunuel) örnek verir ve tekrarın imgeye etkisinden bahseder. üçüncü olarak da eylem-imge kavramını inceler. durumdan eyleme geçişler ve bunların sekanslardaki sırasını inceler. mesela durum-eylem-durum (situation-action-situation, SAS) örgüsünden bahseder ve buna örnek olarak klasik epik filmleri aklımıza getirebiliriz. zaten deleuze de bu örgüye büyük biçim ismini verir. önce kahraman zor bir \"durum\"a girer sonra direnme gücünü toplayıp \"savaşır\" ve sonunda kazanmış \"durum\"da karşımıza çıkar. eylem-durum-eylem (küçük biçim) de diğer eylem-imge\'nin diğer kolunu oluşturur.

zamanın harekete bağlı olduğu hareket-imge tanımlamasını yaptıktan sonra sinema 2 kitabında da hareket-imgenin buhranından ortaya çıkan zaman-imge kavramından bahseder. yılmaz güney\'in (bkz: yılmaz güney) yol\'unda (bkz: yol) ömer karakteri köyüne döner ve geniş yemyeşil arazide anılarını hatırlar. o anda anıların sekansları perdeye yansır. deleuze\'ün yılmaz güney\'den zaman-imge\'ye bu örneği vermesi de güzeldir tabi.

oluşturduğu konseptler ve kavram deryasıyla büyüleyici bir filozoftur kendisi. sistematiği biraz ağır gelebilir fakat en sade şekliyle anlatmaya çalıştım.