Mevsim kış hava soğuk her yer diz boyu kar ve zemheri ayı. Yüreğinde hasreti yaşayan bedeni yalnız sevdasının sıcaklığı ile ısınan adamın biri düşünde sevdiğini görür. Sevdiği rüyasında der ki yarın bana bir kırmızı karanfil bulup getirirsen beni çok sevdiğine inanırım yoksa inanmıyorum demiş.
Adam bu düşün etkisi ile gözlerini açar ancak sevinemez, ne yapacağını şaşırır, her yer karla kaplıdır ve bu mevsimde değil kırmızısını karanfil bulmak zordur. O arada cama vurulduğunu duyar, perdeyi aralar camın önünde bir minik kuş görür.
Kuş; Üzülme der sana bu kırmızı karanfili ben bulurum yarın sabah her gün yanına gittiğin buse ağacının altına git aradığını orada bulacaksın der.
Adam buna inanamaz ancak bu mucizeyi beklemekten başka da çaresi yoktur. Sabah olur sabırsızca denilen yere gider gerçekten de bir dal üzerinde bir beyaz bir kırmızı karanfil vardır ancak dikkatli baktığında akşam düşünde gördüğü kuşun ağacın dibinde ölü olarak yattığını görür.
Merakla beyaz karanfile sorar neler oluyor neden öldü bu kuş der. Beyaz karanfil; biz burada iki beyaz karanfildik gece bu kuş geldi yüreği hançerlenmiş yaralıydı kanını sabaha kadar bu beyaz karanfilin üzerine akıttı bu yüzden de diğer karanfil sabaha kadar kırmızı oldu der.

Evet karanfiller işte böyle bir sevdadan almışlar renklerini. İşte bunun için sevenler kırmızı karanfil verirlermiş birbirlerine.
Karanfillerin değerini galiba biz bilemedik.

not : alıntı