filmin konusu, nobel edebiyat ödüllü isveçli yazar selma lagerlöf'ün 1912 tarihli romanı ''thy soul shall bear witness'''a dayanır. filmin yönetmeni victor sjöström'dür fakat biz sjöström'ü daha çok ingmar bergman'ın başyapıtı smultronstallet filminde varoluşsal sancılar çeken yaşlı bir akademisyen karakter olarak tanırız.

seyircinin ruhuna ve zihnine bir manevi kemer sıkma havası taşıyan film, kader, suçluluk, kefaret ve ahlak temalarını ele alır. belki de alkolizmin olumsuz etkilerini gerçekçi bir şekilde tasvir eden ilk filmlerden biridir.

filmin sinema tarihine ve özellikle de bergman'ın kendisine olan etkisi, çok derindir. esasen bergman'ın smultronstallet'i ile sjöström'ün bu 1921 yapımı sessiz filmi körkarlen arasında müthiş paralellikler bulunur. her iki film de, mutsuzluklarının kaynakları ve sefaletin ardında bıraktığı iyi insanlarla yüzleşen yönetmenler tarafından çekilen, ruhun yürek burkan serüvenleri gibidir adeta. körkarlen'i anlamak bir bakıma insan ruhunun derinliklerini ve bergman'ın sanat ilhamını görmek gibidir.

bergman film için şunları söyler:

''benim için her şey körkarlen ile çok erken başladı. 12, 13 yaşlarında olmalıyım ki film o dönemler bende çok derin bir etki bıraktı. adeta filmi izledikten sonra sarsılmıştım. anladığımdan falan değil, daha ziyade muazzam sinematografik gücünün beni etkilediğini düşünüyorum. tamamen duygusal bir deneyimdi ki bende büyük bir etki bırakan belirli sahneleri hala hatırlayabiliyorum.''