Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasıdır.

Şiirde mısra sonlarındaki ses benzerliklerine denir. Kafiyeyi oluşturan eklerin ya da kelimelerin; yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı olmalıdır.

Bu entry altında yazarların birer dörtlük yazmasını istiyorum yeteneklilerinizi görelim ;

Ne oldu ne değişti bir anda
Hissizleşiyorum yine mutluluk firarda
Gitmek istiyorum göçmeliyim bu diyardan
Kelimelerle saplantılı bir adamım kayboldum zamanda
Nasıl acı çekmiyorsun
Orada olan sensin hala
Her gün sen geçiyorsun o sokaktan
Ben sadece özlüyorum uzaktan.
Ardına bakma yolcu
Kader almaya mı geldi beni benden ?
Bunu bir daha sorma yolcu
Neden ? At mı var arkamda ?
aklıma şu şiiri getirmiş olan başlık;

\"tam olmanın rehaveti, tam sıfır.
bir pantolonum var, iki cebi delik.
midem mağrur, ciğerler umarsız.
ertelemekten bir hal, tek sigara;
onu içip uyuyacağım.

lakin hak etme mevzusu uyku;
düş ile düşün düşü arafında, uyanık,
bitmek bilmez saatler, göz kapa,
kafa içinde deli muhabbet,
sağa dön, tekrar sola, biraz sırtüstü...

şiire kafiye bile bana lüks,
nizama yer yok nevi şahsımda.
ben yaşamım, ben kaos, doğa ve müzik.
mal, mülk, sağlık hep riyakar;
ben samimi sefalet.

olmak ya da olmamak dese de,
esas mesele olmamak.
aklımı yoldan geçen birine verip
yonta yonta bitirdim benliği
hiçbir şeyim yok; ben her şeyim.\"