üniversitenin birinci sınıfındayken;
ortak ders olan matematik sınav yerlerinin açıklanması,
benim bir mühendislik öğrencisi olarak fen edebiyat fakültesinde sınava girecek olmam,
doğru sınıfı erken bulma sürecim,
erkenden oturup çalışırım düşüncesiyle sıraya yerleşmem,
bizden bir önceki sınavın başlaması,
ne güzel lan erken başlattılar deyip sevinmem,
kağıtları dağıtan hocaya hesap makinası kullanabiliyor muyuz diye sormam,
herkesin bana tip tip bakması;
önüme gelen kağıda ciddiyetle adımı yazmam,
cevaplanılması gereken bitki histolojisi soruları...
benim jetonumun henüz düşmesi.
ardından kağıttan adımı silerek,sanki o sınıfın öğrencisiymişçesine toparlanıp,artistik bir şekilde kağıdı hocanın masasına fırlatıp,ağır çekimde sınıfı terketmem...
Şehir içinde camilerin genelde iki minaresi olur. E şehir içindeki evlere de genel de birden fazla camiden ezan sesi gelir.
ben küçükken arka arkaya iki ezan sesi duydugumda birinin bi minareden okunan büyük ezan, digerinin de saygısından arkadan okumaya başlayan küçük ezan olduğunu sanırdım. Ama bence gayet mantıklıydı küçük bi çocuğa göre. ?
Küçükken bizim tavuk guluckaya yatmıştı.Çoğu civciv çıkmıştı.Bende cikmayanlardan birini elime aliyom derken kırıldı.Annem anlamasin diye hemen evdeki normal yumurta ile değiştirdim.Annem onu menemene katmıştı.Bana sende ye çok güzel dediler ben yemedim babam zorla yedirdi.Diğer yumurta ise Annem 1 ay bekledi çıkacak diye.annem sonunda çıkmayacağını anlayınca attı.Bunu da buraya itiraf ediyorum.
küçükken senenin yıldan daha fazla olduğunu sanıyodum. sonra iki kız geldi. elleri belde bir şekilde \'\'hayııır ikisi de aynı onların\'\' dedi. ondan sonra beynime kazındı.