christian bale'in filmdeki sahnelerden birinden çekilmiş bir fotoğrafı vardı. ellerini iki yana açıyordu, bütün kemikleri görünüyordu falan. işte ben yıllardır bu filmi o fotoğraf ile kodladığım için izlemek istemedim. nedense kesin rahatsız edici sahneler vardır, midem kalka kalka izlemek zorunda kalırım bu filmi diye düşünüyordum. 16 yıl sonra filmi izlemeye karar verdim.

entrylerin çoğunluğunun belirttiğinin aksine solgun renklerinin, trevor'ın sefil durumunun çok hoşuma gittiği enfes film. benim içimi karartmadı.

hayat değiştirecek bir film değil belki fakat tek saniyesinden bile sıkılmadım. zaten insomnia gibi bir olayı anlatırken diyaloglarla döşenmiş, etrafta yeşilliğin bol olduğu, kelebeklerin uçuştuğu sahnelerin olması absürt kaçardı. çok psikolojik analiz yapılabilir filmin üstünden aslında. başlığın altında bayağı da bahsedilmiş zaten. fakat bu işlerden çok anlamadığım için bir adamın kafayı sıyırmasını izliyoruz diyebilirim kısaca. trevor insanlara komplo teorileriyle saldırdıkça film daha çok hoşuma gitmeye başladı ne yalan söyleyeyim.

filmde çok diyalog olmaması bayağı iyi olmuş. sadece trevor'ın zihni ve biz başbaşayız. aynaya dakikalarca baktığı, not kağıtlarıyla uğraştığı sessiz sahneler favorim oldu.