aslında başlık seçimim bu şekilde olmayacaktı ama karakter sınırı, malum.. her neyse, bu başlıkta, halkımızın inandığı bir saçmalığa değinmek istiyorum; \"2023 yılında, lozan\'daki bazı gizli maddelerin süresi dolacak ve türkiye, kendi yeraltı kaynaklarını kullanmaya başlayacak.\" son 1 haftada 4 farklı insandan buna benzer cümleler duyunca, artık yeter dedim. en azından burada bu konuya açıklık getireyim de, belki aranızda bu saçmalığa inanan salaklar vardır, onlar öğrensin birkaç şey.

devletler arası barış anlaşmalarında, \"gizli\" ibaresi adı altında maddeler bulunmaz. bundan dolayı gizlilik durumunu bir kenara bırakalım. gelelim lozan\'ın hükmünün 100 yıl olduğu yalanına; eğer ki, lozan, 100 yıllık bir anlaşma olsaydı, 1923\'te lozan\'a imza atan devletler, bugün 2023 için savaş hazırlıkları yapıyor olurlardı. isteyenler varsa okuyabilir; omü kütüphanesinde lozan anllaşmasının orijinal metinleri ve bu metinlerin türkçe açıklamaları, koca bir cilt halinde mevcuttur. lozan\'da, türkiye\'nin kendi yeraltı kaynaklarını kullanamayacağına dair tek bir metin bile bulamazsınız. öyle bir şey olsa, bağımsız bir devlet olamazsınız zaten. lozan\'da günümüz topraklarına dair tek farklılık hatay ve boğazların silahsızlığı söz konusuydu. hatay konusunun nasıl halledildiği, herkesin malumudur herhalde. boğazlar ise montrö anlaşması ile tamamen türkiye\'nin olmuştur.

bu kulaklar neler duydu arkadaşlar, gülsem mi üzülsem mi, bilemedim. neymiş; \"rte aslında devlet aklı (devlet aklı neyse) seçilmiş birisidir ve 2023 yılından sonra, lozan\'ın hükmü bittiğinde, çıkaracağımız bor madeni ile (zaten hali hazırda dünyanın en fazla bor üreten ülkesiyiz (bkz: bordan verimli enerji elde edebileceğini sanmak) ) dünyanın en güçlü devleti olacağız. bundan dolayı dış mihraklar, rte\'yi istemiyorlar ve 2023 yılına gelmeden ülkemizi yıkmaya çalışıyorlar.\"