çocuktum köyümdeydim
oyuncaklarım yoktu. sapanla oynardım.
arkadaşlarım yoktu. saklambaç oynamayı bilmezdim.
anlamazdım,bilmezdim, çok uyurdum. uyanmak bilmezdim
çamurlar içindeydim hep. annem kızardı.
acı nedir bilmezdim, ayrılık nedir bilmezdim, öfke, kin, nefret nedir bilmezdim
gökyüzüne bakardım, gözlerim gülerdi.
bir şarkım vardı söylerdim.
küçüktüm işte. şimdi her şeyi öğrendim.
büyüdüm. bir sürü arkadaşım oldu.
keşke büyümeseydim. keşke hep çocuk olsaydım.
küçüklüğümü özledim annem. küçüklüğümü...
Çocuktum,
oyunlar oynardım dar sokağımızda.
Çeşme vardı, uzun kavaklarlar dolu bir bahçe.
Kazlar gezerdi kavakların arasında, ağızları tahtadandı.
Ben kovalardım onları, onlar da beni..

Çocuktum,
Soğuk kış günüydü kasabada.
Komşumuzun tavukları vardı.
Yakaladı bir horozu, elinde parlak bıçağı.
-neden yakaladın horozu, Ne yapacaksın ona?
-keseceğim.
-(i: tüylerini mi?..)
Dişlerini göstererek güldü bana, ben de güldüm.

Dikkatle izledim hareketlerini, elindeki bıçağını bileyişini, bir hamlede küçük başı bedenden ayırmasını..
Horozun boynundan sızarken kanlar
Sırıtarak dedi bana, (i:seni de keselim)...

Kesmek, kesilmek, başımın ayrılması bedenimden..
Ölüm müydü bu?
Korktum, nasıl da çırpınmıştı horozcuk.
Ağladım, ağlayarak koştum evimize, kesilmeyeceğim bir yere..
Sarıldım anneme, onlardan, kazlarımdan ayrılmak istemedim, ölmek acı vericiydi, ölmek istemedim..
Günlerce çıkamadım evden, perdelerin arkasından baktım gökyüzüne.

Uzun zaman geçti, pek çok olay yaşadım. Hiçbiri o zaman yaşadığım korku kadar derin duygular yaşatmadı bana.

Bu yüzden, bir çocuğa ölüm korkusunu yaşatmanın nasıl büyük hasar vereceğini akledemeyenlere hep kızdım..
Çocuktum
Büyümeye zorlandım
Masumdum
Hata yapmayı öğrendim
Temizdim
Elime ayağıma dünya bulaştı
Mutluydum
İlk önce gülümseme mi vurdular !
Şimdi ise inanmak istiyorum
Yarın geldiğinde , dün bitecek
Çocuktum ...