bana göre en ikonik fotoğraflarından biridir man jumping the puddle fotoğrafı. paris'teki saint-lazare tren istasyonunun arkasındaki bir çitin arasından yakalar 'su birikintisinden atlayan adam' fotoğrafını.

fotoğrafın en can alıcı noktası, cartier-bresson'un fotoğraflarında "karar anı" olarak adlandırdığı argümanın mükemmel bir örneğinin yatmasıdır. esasında kısacık bir saniyeyi yakaladığı ve zamanda ölümsüzleştirdiği bir ana atıfta bulunmak için ''kararlı an'' terimini kullanır.

su birikintisinden atlayan adam için o anında hayatından geçen sadece saniyeleridir fakat vermiş olduğu bu karar her ne kadar önemsiz gibi gözükse de kısacık bir an hayatının resmini gösterir bizlere.

bizler de hayatımızda belki defalarca su birikintisine basmamak için suyun üzerinden atlamışızdır ve bu bize o kadar önemsiz gözükür ki hayatımızın içinde olduğunu dahi düşünmeyiz. kendi hayatımızda hep hatırladığımız başarılarımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz, kavgalarımız ve aşklarımızdır. bunların bizi var ettiğine inanırız.

cartier-bresson ise şöyle söyler:

"bu dünyada bir insanın belirleyici bir anı olmayan hiçbir şey yoktur."

velhasıl her anımız değerlidir. her kararımız bizi yansıtır ve bizim bir parçamızdır.