General harbord eylül 1919’da Sivas’a gelir ve Mustafa kemal’le görüşür. Aralarında şöyle bir konuşma geçer.
General harbord:
-ben bu vazifeye getirildiğim zaman türk tarihini okudum. Gördüm ki milletiniz büyük ordular hazırlamış, büyük komutanlar yetiştirmiştir. Bunu yapan bir millet, mutlaka bir medeniyet sahibi olmalıdır. Bunu takdir ederim. Fakat bugünkü vaziyetimize bakalım. Başta Almanya olmak üzere dört müttefiktiniz. Dört sene muhabere ettiniz, neticede mağlup oldunuz dördünüz bir arada yapamadığınız bir şeyi, bu vaziyetinizde tek başınıza yapmayı nasıl düşünebilirsiniz? Fertlerin zaman zaman görürüz.
şimdi de bir milletin intiharına mı şahit olacağız?

Atatürk büyük bir heyecan içinde bu sözlere aşağıdaki cevabı vermiştir:
(b:-şunu bilmenizi isterim ki biz, emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi sefil bir ölüme mahkûm olmaktan ise babalarımızın oğlu sıfatıyla vuruşarak ölmeyi tercih ederiz.)

Harbord ve arkadaşları sessizce ayağa kalkıyor ve şöyle diyorlar:
-biz de olsak öyle yapardık…

(b:Hikmet Özdemir, atatürk’ün liderliği, s.28-29)