sidney lumet'e, bu şiir gibi filmi bizlere hediye ettiğin için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. rüşvet pisliğine bulaşmış amerikan polis departmanının tüm pisliklerini ortaya dökebilmesi ise onun cesaretini ve sanatçı kimliğinin birer nişanesidir adeta. evet lumet bir anlamda kral çıplak demiştir ki işte batı'nın bu özgürlüğünü seviyorum. ülkede herhangi bir yolsuzluk, düzensizlik yaşanıyorsa sanatçılar bunları eserlerinde yansıtabiliyorlar. bu seviyeye gelmemiz için herhalde uzun bir süre beklememiz gerekecek.

filmi ilk izlediğimde '' al pacino , sen ne kadar büyük bir oyuncusun!'' cümleleri hiç farkedemediğim bir şekilde dudaklarımdan çıkıvermişti. 1960'ların amerika'sında yozlaşmış sisteme karşı yükselen dürüst, kendini adamış bir polis memuru olan frank serpico'yu al pacino o kadar duygulu o kadar coşkulu bir şekilde oynamıştır ki bu filmde işte oyunculuk sanatı budur dersiniz.

serpico idealist, vicdanlı, çamurun içine düşmüş ama yine de tertemiz çıkabilmeyi başarmış, polis departmanının vahşetine, rüşvet almasına ve ikiyüzlülüğüne tepki gösteren yürekli mi yürekli bir polis memurudur. dikkat ederseniz al pacino departmana girdiğinde sinek kaydı traşı ile klasik bir polis memuru prototipindedir. ne zaman ki diğer rüşvetçi polisler gibi olmayan karakterini bizlere göstermeye başladığında giderek saçı ve sakalı uzamaya başlar.

saçı ve sakalı uzadıkça diğerleri tarafından daha da dışlanır. adeta tavuk kümesinde doğmuş bir ördek yavrusu gibi sürekli gözler üstündedir. çünkü serpico ahlaksız düzene karşı koydukça onu kümesin dışına itmeye çalışan etrafında birçok tavuk olduğunu farkeder. işte bu dışlanmışlığı, istenmeyen bir adamın ruh halini o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtıyor ki al pacino bunu sevgilisi ona bir hikaye ile açıklama gereği hissediyor;
'bilge kral’ın hikayesini biliyor musun?

kendi krallığını yöneten bir kral varmış ve krallığın tam ortasında bir kuyu varmış. herkes suyunu oradan alırmış. bir gece bir cadı gelmiş ve suyu zehirlemiş. ertesi gün kral dışında herkes zehirli sudan içmiş ve hepsi delirmiş. daha sonra sokağın ortasında toplanmışlar ve kraldan kurtulmamız gerek demişler çünkü kral deli demişler. bunun üzerine kral sudan içmiş ve kutlamalar başlamış çünkü kralları eskisi gibi yeniden akıllanmış.''

güzel bir hikaye değil mi? bir toplulukta herkes aynı şekilde davranıyorsa senin de onlar gibi olman için üzerinde büyük bir baskı kurarlar. eğer onlar gibi olmazsan seni dışlarlar, sana iftira atarlar, ta ki onlar gibi olana kadar. bu anlamda serpico filmi gerçekten ilham verici bir filmdir. hepimizin hayatına bir noktadan dokunur. kendi çalıştığımız yerlerde yapılan haksızlıklara işimizi kaybetmemiz adına göz yumduğumuz anları hatırlatır bizlere ve vicdan muhasebesine sürükler izleyenleri.

belki bir yerlerde sesimizi çıkarmaya çalışmışızdır fakat gelen baskılarla fikirlerimizden vazgeçmişizdir. serpico ise bu gibi durumlarda asla vazgeçmemizi öğretir bizlere. aslına bakarsanız al pacino da frank serpico'nun neden bu şekilde davrandığını merak edenler arasındadır. filmin çekimlerinden önce frank serpico ile bayağı vakit geçirmiştir. ne de olsa serpico'yu canlandıracaktır ki onunla geçirdiği vakitlerde onun vücut diline hakim olmuştur. al pacino o günlere ait bir anısını bir röportajında şöyle anlatır:

''çekimlerden önce frank serpico ile tanıştım. elini sıkıp gözlerinin içine baktığım an, o filmin ne olabileceğini anladım. orada oynayabileceğim bir şey olduğunu düşündüm. bir keresinde montauk'taki kiralık sahil evimdeydik. orada oturup suya bakıyorduk. ve ben de herkes gibi aptalca bir soru sorabilirim diye düşündüm, 'neden frank? neden bunu yaptın?' dedim ve o da bana 'pekala, al, bilmiyorum' dedi ve devam etti 'sanırım sana şunu söylemeliyim çünkü ... eğer yapmasaydım, şu hayatta bir parça müzik dinlediğimde dahi kim olurdum? bilmiyorum' dedi.''

frank serpico, şu bir kere yaşadığımız hayatın akışında bulunan ve küçük bir detay gibi gözüken bir müzik dinlemenin bile hayatında kendi karakterini yaşamadığın sürece ne kadar anlamsız olacağını keşfetmiş birisi. bu açıklaması her şeyi ama her şeyi özetler gibi. velhasıl müthiş bir filmdir serpico, izleyin izletin...