filmi izlemeden önce birincisini iki kez izledim, zaten defalarca izlenir bir film. benim için birincisi çok daha güzel ve iyidir. ilk filmi izledikten sonra, bana göre uzun bir ara verdiğim için ikinci filmi izlemeden önce ilkini tekrar izleyip öyle izledim ikincisini. ilk film gibi değildi elbette. bazı kısımlarını ise çok beğendim. daha bi farklıydı. bu kötü film demek değil. çok iyi bir film ama birincisi çok daha iyi.

üçüncüsünü hâlâ izlemedim ve yine uzun bir ara verdiğimi düşünüyorum. aslında hemen izlemek için istek göremedim kendimde ve bu ara uzadı. başka iyi ve kötü şeyler izledim o arada. ikincisinde tam olarak beklediğimi bulamadığım için üçüncü film daha mı beklenin dışında olur düşüncesi filmden uzak tuttu beni. beklentiyi düşürdüm zaten.

doğal olarak yine araya zaman girdi. şimdi de düşünüyorum, bir ve ikiyi izleyip öyle mi izleyeyim ya da ikiyi izleyip öyle mi izleyeyim üçüncüsünü. yoksa direkt üçü mü izleyeyim.. birinci filmi tekrar izlemeye hayır demezken, bir türlü üçlemeyi tamamlayamadım.
hyman roth karakteri kısmen gerçek hayattaki meyer lansky isimli gangstere dayanıyor. söylentiye göre film çıktığı sırada miami’de yaşayan lansky, hyman roth karakterini oynayan lee strasberg’i arayıp “beni neden daha sempatik göstermedin? nihayetinde ben büyük babayım.” demiş.

lee strasberg çekimler sırasında hasta olunca yapımı ertelemek yerine hyman roth karakteri hasta bir adam olarak yeniden yazılmış.

robert de niro’nun yer aldığı flashback sahnelerinde oyuncuların pantolonları fermuarlıydı. ancak ekipten biri o dönemde henüz fermuarın kullanılmadığını söyleyince bazı sahneler fermuarsız, düğmeli pantolonlarla yeniden çekildi.

robert de niro rolüne hazırlanmak için 3-4 ay kadar sicilya’da yaşadı. bu sürede sicilya lehçesini öğrendi.

filmin her ne kadar mario puzo’nun kitabı esas alınarak çekildiği yazılsa da yalnızca vito corleone’nin çocukluk ve gençlik dönemleri anlatılırken kitaba bağlı kalınmış, michael’ın ve ailenin las vegas’ta geçen öyküsü özgün biçimde yazılmıştır. yine de godfather 2, hem bir devam filmi olduğundan hem de kısmen de olsa bir kitaptan uyarlama olduğundan “en iyi uyarlama senaryo” dalında mario puzo ve francis ford coppola’ya oscar ödülü kazandırdı.
ilk filmi çekerken birkaç defa kovulmanın eşiğinden dönen ve korkunç bir dönem geçiren filmin yönetmeni francis ford coppola bu devam filminde yapımcı olarak yer alabileceğini bildirmiş ancak başka bir yönetmenin çekmesini istemişti. hatta önerdiği isim de martin scorsese’ydi. bu teklif reddedilince coppola filmi yönetmeyi birkaç şartla birlikte kabul etti. bu şartların bazıları şunlardı; the conversation filmini kendi senaryosuyla çekmek, san francisco operası’nda bir oyun yönetmek, the great gatsby’nin kendi uyarlamasını yazmaktı -ki hepsini de yaptı.

kaprisleri olan tek kişi yönetmen coppola değildi elbette. senaryoyu okuyan al pacino avukatlarıyla coppola’ya senaryoyla ilgili ciddi şüpheleri olduğunu ve bu şekilde oynamayacağını söyleyince yapım neredeyse başlamadan bitiyordu. bunun üzerine coppola bir gecede senaryoda bazı değişiklikler yapıp al pacino’nun onayını aldı ve yapıma devam edildi. al pacino’nun kaprisleri yalnızca ağır senaryo değişikliklerinden ibaret değildi. daha yüksek bir ödeme istemiş ve daha da önemlisi sık sık yönetmen coppola’nın yavaş olduğundan şikayet ederek ayrılmakla tehdit etmişti. bu arada filmin çekimleri 104 gün sürdü. :)
lee strasberg aslında bu filmde rol almayı istemiyordu. onu bu filmde görmek isteyen kişi, kendisinden oyunculuk eğitimi alan al pacino’ydu. başlarda gönülsüz olsa da francis ford coppola’nın babası carmine coppola ile yaptığı 45 dakikalık bir görüşme sonrası oynamayı kabul etti.

filmin görüntü yönetmeni gordon willis bazı sahnelerde karanlık görüntü kullanımında aşırıya kaçtığını kabul etmiş ve özellikle de michael’ın annesiyle konuşup] ona akıl danıştığı sahnenin fazla karanlık olduğunu bir örnek olarak sunmuştu.

“dostlarını yakın tut, düşmanlarını daha da yakın” repliği amerikan film enstitüsü’nün “100 yıl, 100 film repliği” isimli listesinde 58. sırada yer aldı.

film 1901, 1917, 1920, 1923, 1941, 1958, 1959 ve 1960 yıllarında geçiyor.

francis ford coppola marlon brando’nun genç vito’yu oynamak için uygun olduğunu düşünüyor olsa da robert de niro’nun seçmelerdeki performansı onu öylesine etkilemişti ki brando’ya teklif dahi götürmedi.

the godfather 2, oscar ödülleri tarihinde en iyi film oscar’ı kazanan ilk devam filmiydi. daha sonra aynı başarıyı 2003 yılında yüzüklerin efendisi: kralın dönüşü filmi de yakaladı. bugün itibariyle bu başarıyı yakalayan başka bir devam filmi yok.

film tam 11 oscar adaylığı çıkardı. francis ford coppola’ya en iyi film, en iyi yönetmen ve mario puzo’yla birlikte en iyi uyarlama senaryo, robert de niro’ya en iyi yardımcı erkek oyuncu dallarında oscar kazandırdı. bunların yanında en iyi film müziği ve en iyi yapım tasarımı dallarında da oscar kazandı.

13 milyon dolar’a mâl olan film toplam 48 milyon dolar hasılat elde etti.