20.yy'da ikinci dünya savaşı sonrası polonya'nın kargaşalı dönemine filmleriyle ışık tutan ve insanların özgürlüğünü, cesaretini, onurunu tasvir eden bir yönetmenden çok daha fazlasıdır wajda.

bir yönetmenden fazlasıdır çünkü ülkesi polonya'da, insan onuruna ve özgür insan ruhunun yükselmesine güçlü bir şekilde hitap eden çok sayıda muhteşem filmleriyle, tiyatro oyunlarıyla, resimleriyle ve uluslararası sinema başarılarıyla insanlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır.

savaşın acılarını ve stalinizmin ülkesi üzerindeki dehşetini gençlik yıllarında o kadar derinden hissetmiştir ki henüz 13 yaşında nazi istilasını yaşaması akabinde 16 yaşında nazi karşıtı direniş hareketine katılması kendisinin özgürlükçü ruhunu, hümanist bakış açısını filmlerinde bize yansıtmasını sağlamıştır.

öyle derinden bir histir ki wajda'nın hissettikleri o karanlık dönemler hakkında şunları söyler:

''polonya'nın özgür bir ülke olacağı anı görecek kadar yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. mevcut sistemde öleceğimi düşündüm. hayatım o kadar şaşırtıcı ve olağandışıydı ki özgürlüğü görmek için yaşadım diyebilirim."

wajda filmleriyle tüm insanlığın tek bir noktada dostça ve insanca yaşayabileceğine inanıyordu ki bu güçlü duygularını çok güzel bir şekilde ifade eder; "farklı ülkelerden, farklı ırklardan ve farklı kıtalardan insanların birbirlerini film sanatıyla öğreneceklerine, birbirlerini daha iyi tanımanın onları dost ve müttefik yapacağına inandık."
filmlerinin çoğu, çağdaş polonya tarihi ile ilgilidir ki kendisinin bizzat yaşadığı olayları sinematize ederek sunar bizlere. döneminde büyük zorluklarla yüzleşen ve bunlara meydan okuyan wajda, böylelikle insan doğasının derinliklerine nüfuz ederek bu duyguları tüm çıplaklığıyla ortaya döker. entelektüel karakteriyle uyumlu filmlerinde özellikle polonya edebiyatından adam mickiewiczve tadeusz rozewicz haricinde dostoyevski ve shakespeare'e kadar polonya ve avrupa edebiyatının büyük isimlerinin izlerini muhakkak görürüz.

pokolenie , kanal ve popiol i diament filmleri savaştan sonra yaptığı direniş üçlemesini oluşturur. gençliğin acılarını ve sevinçlerini niewinni czarodzieje , brzezina ve panny z wilka filmleriyle ifade ederken; popioly , la croisade maudite, ziemia obiecana ve danton gibi filmlerde, insan özlemlerini ve hayal kırıklıklarını mükemmel bir şekilde tasvir eder. czlowiek z marmuru (cannes altın palmiye ödülü) ve czlowiek z zelaza filmleri, polonya'daki siyasi ve sosyal reform altında insanların yaşama biçimlerinin güçlü ifadeleridir.

wajda, filmografisiyle belki de izlenmesi elzem olan nadir yönetmenlerdendir. güçlü duygular, insani gerçeklikler ve muhteşem tasvir yeteneği ile wajda nazarımda hep farklı bir noktada olacak. 2016 yılında 90 yaşında aramızdan ayrıldığında dönemin polonya eski başbakanı donald franciszek tusk wajda'nın ölümünün ülkede yarattığı boşluk hissini şöyle ifade ediyor:

''hepimiz wajda'dan geliyoruz. onun aracılığıyla polonya'ya ve kendimize baktık. ve şüphesiz ki daha iyi anladık fakat şimdi bu çok daha zor olacak."